MOTİVASYONUN İYİSİ KÖTÜSÜ OLUR MU?
Şu aralar, Öğretmen akademisinden de ders olarak Motivasyon Yönetimini seçtiğim için bolca motivasyon ve liderlik ile ilgili kaynak karıştırdım.Gerçekten bu konuyla ilgili ilginç bilgilere de rastladım.Bunları ders esnasında sevgili Arzu hocamla da paylaşacağım kısmetse.Ama sizinle paylaşmak istediğim ,öğretmen tarafından uygulanan motivasyon tekniklerinin öğrenci hayatında çok önemli yeri olduğu.Hatta öğretmenin hiç düşünmeden söylediği sözler,yaptığı hareketler bazen olumlu bazen de çok olumsuz sonuçlar doğurduğu.Bu sonuca da kendi eğitim hayatımdan ulaştım doğrusu.Lise 1.sınıftaki matematik öğretmenimin sürekli bağırıp çağıran,hakaret eden sesi hala kulaklarımda.Bu yüzden Lise 2.sınıfta arkama bakmadan edebiyat öğrencisi oldum.Asıl beni çok derinden yaralayan ama neyseki bana olumsuz anlamda zarar vermeden tam aksine çok hırslanmama ve ben size gösteririm dememe sebep olan olayı paylaşmak istedim sizlerle.
Lisemizin tiyatro grubunda yer alıyordum.Zamanın gündemdeki konusu Bulgar Zulmünü anlatan bir oyun çalışıyorduk.Bizi çalıştıran öğretmenimiz aynı zamanda okulun müdür yardımcısıydı ve bir dinlenme molasında ekibi odasına davet etti.Çok güzel başladı her şey sizler harikasınız,zekisiniz,yeteneklisiniz....Hepimiz gururla birbirimize bakıyor bu güzel anın tadını çıkarıyorduk.Ba arada ekipteki tek edebiyat öğrencisi bendim ve az sonra bu methiyelerin hiç birisinin beni kapsamadığını öğrenecektim.Öğretmenimiz kendince bizi motive etmeye hepimize sırayla bir üniversite ve meslek uygun görerek devam ediyordu.
-Ali sen mükemmel bir avukat olursun.
-Selma sen doğuştan doktorsun canııım.
-Ziya seni hep öğretmen olarak düşünmüştüm zaten.Bu arada sıra bana geldi.nefesimi tutmuş öğretmenimin bana hangi mesleği uygun gördüğünü bekliyordum heyecanla.Tam benim önüme geldi bir şey söyleyecekmiş gibi ağzını açtı,parmağını salladı sonra biraz düşündü,Banu ya sen edebiyatçıydın demi,sen bir yeri kazanamazsın ki....
Ne oldu yaaa,ben yanlış mı duydum,karşımdakı edebiyat öğretmeni, edebiyat bölümü öğrencisiyim diye bana hiç bir okulu,hiç bir mesleği layık görmedi.Size yaşadıklarımı anlatamam,ne zaman aklıma gelse hatta şuraya yazarken bile gözlerim doluyor hala.Öğretmenimin ki cehalet miydi?düşüncesizlik miydi?bilmiyorum ama ben o günden sonra hep çok çalışkan oldum.Çalışkan öğrenci,çalışkan öğretmen hatta pek nadir olur bilirsiniz kayınvalidem bile çok çalışkan bir gelin olduğumu söyler.Şaka bir yana bu olay beni çok olumsuz da etkileyebilirdi ben şanslıydım ki o öğretmenim sayesinde meslek sahibi oldum.
Kısacası elimizdeki malzeme yani öğrenciler çok hassaslar aslında ,gerçekten onlara şekil vermeye çalışırken çoook dikkatli olmak gerek,onları motive edelim derken zarar da verebiliyoruz demek ki......
Görüntülenme Sayısı: hesaplanıyor...
Sevgili Banu,
Öğretmenliğe başladığım yıllardan bu yana hep şunu gözlemişimdir öğrencilerimde. Emek vererek ortaya çıkardığı bir çalışmada , sergilediği olumlu bir davranışta küçücük bir övgü alan , yüzüne gülümsenen, başı okşanan her çocuk daha fazlasını, daha iyisini başarabilmek için çaba göstermiştir. Bazen bizim için çok da önemli olmayan bir davranış, onlara ayırdığımız bir an , birkaç dakika o gün ayaklarının yerden kesilmesini sağlıyor. Bence öğrenmenin en önemli unsurlarından biri motivasyondur. "Motivasyon Yönetimi" benim de almak istediğim derslerden biriydi; ancak ders seçimimiz sınırlı... Kazanımlarınızı paylaşırsanız sevinirim. Selamlar...
BİRGÜL NALBANT
6.4.2010
Teşekkürler sevgili hocam
Baysan Banu Uzun
7.4.2010
Hocam gerçek şuki hepimizin hayatında buna benzer çok olay var. Acaba bizde mi olumsuzluklar yapmaktayız diye sordum kendime? Kanaatimce hayır diyebiliyorum. Ancak Ak Zambaklar Ülkesi ni okurken var olduğumuz yerden konumdan utandığımı ve bu druşumuzu, durumumuzu değiştirmemiz gerektiğini söylemek istedim. Teşekkürler hocam.
VEYSEL PARLAK
7.4.2010